Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

  • Dünya genelinde her gün 1 milyondan fazla insan cinsel yolla bulaşan hastalıklardan birine yakalanmaktadır.
  • Her yıl, tahmini 357 milyon insan cinsel yolla bulaşan klamidya, belsoğukluğu, frengi ve trikomoniyaz isimli 4 enfeksiyondan birine yakalanmaktadır.
  • 500 milyondan fazla insanın genital bölgelerinde herpes simpleks virüsü (HSV) taşıdığı tahmin edilmektedir.
  • 290 milyondan fazla kadında human papiloma virüsü (HPV) bulunmaktadır.
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıkların çoğunda belirtiye rastlanmaz ya da belirtiler o kadar hafiftir ki cinsel yolla bulaşan bir hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadıkları kolay kolay fark edilmez.
  • HSV-Tip 2 ya da frengi gibi enfeksiyonlar HIV (AIDS)’in bulaşma olasılığını arttırır.
  • 2016 yılında 988.000 hamile kadında bulunan frengi 200.000 çocuğun ölü doğmasına ya da doğduktan kısa süre sonra ölmelerine sebep olmuştur.
  • Bazı durumlarda, cinsel yolla bulaşan hastalıklar enfeksiyonun kısa süreli etkilerinden ziyade uzun vadede ciddi kalıcı hasarlara ve üreme sistemlerinde sorunlara sebep olurlar. Örneğin kısırlık ya da enfeksiyonun anneden çocuğa bulaşması.
  • İlaca direnç, özellikle belsoğukluğu açısından, cinsel yolla bulaşan hastalıkların dünya genelindeki etkisini azaltma çabaları karşısındaki en büyük tehdittir.

Cinsel ilişki esnasında gerçekleşen temaslarla bulaştığı bilinen 30 farklı bakteri, virüs ve parazit vardır. Bu patojenlerin sekiz tanesi cinsel yolla bulaşan hastalıkların oluşmasındaki en yaygın bakteri ve virüslerdir. Bu 8 enfeksiyondan 4 tanesi bugün tedavi edilebilmektedir: Frengi, belsoğukluğu, klamidya ve trikomoniyaz. Diğer 4 hastalık ise viral enfeksiyonlardır ve tedavi edilememektedir: Hepatit B, herpes simpleks virüsü (HSV ya da uçuk) ve human papiloma virüsü (HPV). Viral enfeksiyonlardan kaynaklanan hastalıklar tamamen iyileştirilemese de etkileri tedavilerle azaltılabilmektedir.

İnsanlar belirtileri göstermese de cinsel yolla bulaşan hastalıklardan birine sahip olabilir. Bu hastalıkların en yaygın belirtileri vajinal akıntılar, erkeklerde üretral akıntı ya da yanma, genital ülser ve kasık ağrılarıdır.

Sorunun Kapsamı

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar cinsel sağlık ve üreme sağlığı üzerinde dünya genelinde çok büyük etkilere sahiptir.

Her gün 1 milyondan fazla insan cinsel yolla bulaşan hastalıklardan birine yakalanmaktadır. Her yıl, 357 milyon insanın şu dört enfeksiyondan birini kaptığı tahmin edilmektedir: Klamidya (131 milyon), belsoğukluğu (78 milyon), frengi (5.6 milyon) ve trikomoniyaz (143 milyon). 500 milyondan fazla insanda genital HSV (uçuk) bulunmaktadır. Dünya üzerinde herhangi bir anda 290 milyondan fazla kadında ise HPV enfeksiyonu bulunmaktadır.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar kısa vadeli etkilerinden ziyade uzun vadede önemli sağlık sorunlarına yol açabilirler.

Uçuk ya da frengi gibi enfeksiyonlar HIV (AIDS)’in bulaşma ihtimalini 3 katına çıkarmaktadır.

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların anneden çocuğa geçmesi durumunda ölü doğum, yenidoğan (neonatal) ölümü, düşük doğum ağırlığı, septisemi (kan zehirlenmesi), zatürre, yenidoğan konjüktiviti (neonatal konjüktivit) ve çocuğun sakat doğmasına sebep olabilir. 2012 yılında frengi enfeksiyonu taşıyan 900.000 hamile kadından 350.000’inde hastalık çocuğa da bulaşarak, çocuğun ölümü dahil önemli sorunlara yol açmıştır.

HPV enfeksiyonu her yıl 528.000 kişide rahim ağzı kanserine (serviks kanseri) sebep olmakta, bu hastalıktan dolayı da 266.000 insan ölmektedir.

Belsoğukluğu ve klamidya gibi hastalıklar ise kadınlarda pelvik inflamatuvar hastalığı ve kısırlığın en önemli sebepleri arasındadır.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklardan Korunma Yolları Nelerdir?

Danışmanlık ve Davranışsal Yaklaşımlar

Danışmanlık ve davranışsal müdahaleler cinsel yolla bulaşan hastalıklara (AIDS de dahil) ve istenmeyen hamileliklerden korunmaya dair temel önlemleri sunmaktadır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Cinsellik, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve AIDS konusunda kapsamlı eğitim ve eğitim öncesi-sonrası danışmanlık.
  • Güvenli seks-riskleri azaltma danışmanlığı, kondom tanıtımları.
  • Ergenlerin ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş eğitim ve danışmanlık.
  • Bunlara ek olarak danışmanlık insanların cinsel yolla bulaşan hastalıkları tanıma yetilerinin güçlenmesini sağlayarak enfeksiyondan şüphelendikleri zaman tedaviye başvurmalarını ya da partnerlerini buna yönlendirmelerini sağlayabilir.

Ne yazık ki insanların bu konudaki farkındalığının az olması, sağlık çalışanlarının eğitimindeki eksiklikler ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların etrafında örülmüş ve uzun zamandır sağlamlığını korumakta olan “utanç” duvarı, daha güçlü ve etkili müdahalelerin yapılmasını hala engellemektedir.

Bariyer Metodları

Sürekli ve doğru bir şekilde kullanıldıkları zaman kondomlar cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunmada en etkili yöntemleri sunmaktadır. Kadın kondomları etkili ve güvenlidir fakat erkek kondomları kadar yaygın kullanılmamaktadırlar.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıkların Teşhisi

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların doğru şekilde tanımlanabilmesini sağlayan testler yüksek gelirli ülkelerde uygulanmaktadır. Bu testler özellikle asemptomatik enfeksiyonların teşhisi için kullanışlıdır. Fakat orta ve düşük gelirli ülkelerde bu tanısal testler çoğu yerde mevcut değildir. Mevcut oldukları yerde ise çoğu zaman pahalı ya da coğrafi açıdan erişilmezdir; bu yüzden de hastalar sık sık uzun süre beklemek ya da sonuçları görmek için yeniden testin yapıldığı merkeze dönmek zorunda kalmaktadır. Bu yüzden bakım ya da tedavi sekteye uğrayabilmekte, hatta kimi zaman tamamlanamamaktadır.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında testleri ucuz olan ve hızlı gerçekleştiren enfeksiyonlar yalnızca frengi ve HIV’dir. Test güvenilirdir ve sonuçlar 15-20 dakika içerisinde çıkar, ayrıca birazcık çalışmayla öğrenilebilmektedir. Frengi testlerinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilebilmesiyle beraber, bu testi yaptıran hamile kadınların sayısında bir artış sağladığı gözlenmiştir. Fakat orta ve düşük gelirli ülkelerde bütün kadınların frengi testi yaptırabilmesi için daha fazla çaba gerekmektedir.

Cinsel yolla bulaşan diğer hastalıkların da testlerinin hızlı yapılması ve böylece bu hastalıkların teşhis ve tedavilerinin özellikle de kaynakların kısıtlı olduğu bölgelerde daha etkili bir şekilde sağlanmasını kolaylaştırmak için pek çok teknik geliştirilmektedir.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıkların Tedavisi

Son zamanlarda cinsel yolla bulaşan hastalıklar için etkili tedavi yöntemleri mevcuttur.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında bakteriyel olanlardan 3 tanesi (klamidya, belsoğukluğu ve frengi) ve parazitik olanlardan da bir tanesi (trikomoniyaz) mevcut, etkili ve tek doz antibyotik rejimleriyle tedavi edilebilmektedir.

Uçuk ve AIDS içinse yalnızca hastalığın vücutta daha çok güçlenmesini önleyebilen antiviral ilaçlar mevcuttur fakat bu ilaçlar hastalıktan tamamen arınma sağlamamaktadırlar.

Hepatit B içinse virüslerle savaşıp karaciğerinize daha az zarar vermelerini sağlayan antiviral ilaçlar ve bağışıklık sistemi modülatörleri (interferon, bağışıklık sisteminin daha güçlü tepki vermesini sağlayan maddeler) vardır.

Son yıllarda cinsel yolla bulaşan hastalıklara -özellikle belsoğukluğu- yol açan bakteri, virüs ve parazitlerin antibyotiklere karşı dirençlerinin hızla artması tedavi seçeneklerinin azalmasına sebep olmuştur. Belsoğukluğuna sebep olan bakterilerin, penisilin, sülfonamit, tetrasiklin, kinolon ve makrolid gibi antimikrobiyal maddelerle beraber son halükarda başvurulan tedavi seçeneğine (oral yolla ve enjeksiyonla verilen sefalosporinler) karşı duyarlılığının azalmış olması, bu bakteriyi kendisini çoklu ilaç dirençli organizmalar sınıfına sokmaktadır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklara sebep olan diğer bakteri ve virüsler de antimikrobiyal ilaçlara karşı yaygın olmasa da dirençlidir, bu yüzden bu hastalıklar bulaşmadan önlem almak veya erken teşhis-tedavi önem kazanmaktadır.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklarda Durum Yönetimi

Orta ve düşük gelirli ülkelerde tedavi sürecinin belirlenmesi, laboratuvar testlerinden ziyade enfeksiyonun belirtilerine ve semptomların gözlemlenmesine dayanmaktadır. Bu yönteme sendromik yönetim denir.

Çoğu zaman klinik algoritmalara dayanan bu yaklaşım sağlık çalışanlarının gözlenen sendromlara (örneğin vajinal ya da anal akıntılar, genital ülserler, kasık ağrıları) dayanarak enfeksiyonu teşhis etmelerini sağlar.

Sendromik yaklaşım basit ve hızlıdır, aynı gün tedavi imkanı sunar ve pahalı ya da erişilmesi güç testler yaptırmayı gerektirmez. Fakat bu yaklaşım herhangi bir belirti göstermeyen hastalıkların teşhisinde kullanılamamaktadır ki cinsel yolla bulaşan hastalıkların çoğunda bu durum mevcuttur.

Aşılar ve Diğer Biyomedikal Müdahaleler

Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan iki tanesi için oldukça etkili ve güvenli aşılar mevcuttur: Hepatit B ve human papiloma virüsü (HPV). Bu aşılar cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlenmesinde önemli aşamalar kaydedilmesini sağlamıştır. Hepatit B aşısı dünya üzerindeki ülkelerin %93’ünde bebek aşılama programları kapsamında halihazırda uygulanmaktadır ve bu aşıların 1.3 milyon insanın kronik karaciğer hastalıklarından ve kanserden dolayı ölümünü önlediği tahmin edilmektedir.

HPV aşısı ise çoğunluğunu orta ve yüksek gelirli ülkelerin oluşturduğu 65 ülkede rutin aşılama programlarında uygulanmaktadır. HPV aşısının rahim ağzı kanserinin en yaygın olduğu orta ve düşük gelirli ülkelerde uygulansa, önümüzdeki on yıl içerisinde bu ülkelerde 4 milyon kadının ölümünü engelleyebilieceği düşünülmektedir.

HIV ve uçukları engellemek için yapılan çalışmalar erken klinik araştırmalarına pek çok gönüllünün katılması sayesinde ilerlemiş durumdadır. Klamidya, belsoğukluğu, frengi ve trikomoniz aşıları için yapılan çalışmalarsa henüz emekleme aşamasındadır.

Cinsel yolla bulaşan hastalıkları önlemeye yönelik diğer biyomedikal müdahaleler yetişkin erkek sirkumsizyonu (sünnet) ve mikrobisidlerdir.

Erkek sirkumsizyonu heteroseksüel ilişkiyle bulaşan HIV enfeksiyonunu yaklaşık %60 oranında düşürmekte ve uçuk, HPV gibi bazı diğer enfeksiyonlara karşı da koruma sağlamaktadır.

Tenofovir jeli, vajinal mikrobisid olarak kullanıldığı zaman HIV’i önleme konusunda net bir sonuç vermemiş olsa da HSV-2’nin önlenmesi konusunda kısmen etkili olmuştur.

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılmasını da içeren çalışmalar henüz yeterli düzeyde değildir.

Davranışsal Değişiklik Hala Karmaşık

Riskli cinsel davranışları azaltmaya yönelik basit müdahalelerin belirlenmesine yönelik çabalar mevcut olsa da davranışsal değişiklikler karmaşık olmayı sürdürüyor. Araştırmalar belirli topluluklara daha dikkatli yaklaşılması, hedeflenen topluluklarla daha yoğun istişare edilmesi, tasarı, uygulama ve değerlendirme aşamalarına onların da katılmaları gerektiğini göstermiştir.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıkların Gözlenmesi ve Tedavi Edilmesine Yönelik Sağlık Hizmetleri Hala Yetersizdir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların tedavisi için uğraşan insanlar pek çok sorunla karşılaşmaktadır. Bu sorunlar arasında kaynakların kısıtlı olması, damgalanma (utanç), hizmetlerin kalitesizliği ve cinsel ilişkiye girdikleri partnerlerin umursamazlığı gibi etmenler bulunmaktadır.

Pek çok ülkede cinsel yolla bulaşan hastalıklara yönelik hizmetler ayrı bir şekilde verilmekte ve temel sağlık hizmeti, aile planlaması ve diğer rutin sağlık hizmetleri kapsamlarına alınmamaktadır.

Pek çok bölgede asemptomatik enfeksiyonların teşhis edilmesi için yeterli servis, kalifiye personel, laboratuvar kapasitesi ve yeterli ilaç bulunmamaktadır.

Kaynak:
https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/sexually-transmitted-infections-(stis)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.